TP-LinkTL-SC4171G

Gece gündüz: Duvara veya tavana kolayca monte edebileceğiniz TL-SC4171G, hem yatay hem de dikey hareket edebilmesiyle çok geniş bir alanı kapsıyor. Yerleştirilen konumdan canlı görüntü almanızı sağlayan ürüne internet üzerinden cep telefonunuzu Devamı »

G.Skill F3-12800CL6D-4GBXH

Ülkemizdeki en hızlısı: Satın alacağınız bellek modüllerinin bilgisayarınızda yer alan anakaranızın mimarisi ile uyumlu olması büyük önem taşıyor. Zira uyumsuz bellek modülleri sistemin kararsız çalışmasından mavi ekranlara kadar giden uzun sorunlar silsilesinin Devamı »

Asus Maximus IV Gene-Z LAN partisine hazır

Micro-ATX boyutlarında olmasına rağmen çift ekran kartlı sistemler için ideal bir yuva olan Cene-Z, üst düzey oyunculara hitap ediyor. Republic of Gamers, yani oyuncular cumhuriyeti konsepti ile üst düzey oyuncuları hedefleyen Asus’un Devamı »

M-Audio KeyStudio 49i

Klavye ve ses kartı bir arada Evinizde bir şekilde müziğe adım atmak istiyorsunuz ama gerekli ekipman gözünüzü korkutuyorsa size bir müjdemiz var; aslında pahalı cihazlara pek de ihtiyacınız yok. Müzik konusunda ne Devamı »

WebSite X5 Evolution 9 HTML5 destekli

Göze hoş görünen web siteleri yaratmak söz konusu olduğunda piyasadaki iddialı yazılımlardan biri olan WebSite X5 Evolution 9′a göz atıyoruz. Günümüzde artık web sitesi yapmak için çok sayıda hazır servis var. Magneto, Devamı »

 

Kategori Arsivi: Teknoloji Haberleri

TP-LinkTL-SC4171G

tp-link-eye-camera

Gece gündüz: Duvara veya tavana kolayca monte edebileceğiniz TL-SC4171G, hem yatay hem de dikey hareket edebilmesiyle çok geniş bir alanı kapsıyor. Yerleştirilen konumdan canlı görüntü almanızı sağlayan ürüne internet üzerinden cep telefonunuzu kullanarak bağlanabilmeniz ise takdire şayan. TP-Link bu bağlamda Blackberry ve iPhone ile doğrudan izleme yapabileceğinizi bildiriyor fakat bu sistemler gibi kapalı olmayan Android için de bir çözüm bulmak zor değil. Zira Android Market’te ufak bir arama ile hemen Net Eye Camera adlı ücretsiz bir yazılıma ulaşıyoruz. Son olarak 54Mbps kablosuz ağ desteğinin yanında Ethernet girişi de bulunan ürünün kızılötesi görüntü alabilmesiyle çok karanlık ortamlarda dahi mükemmel performans sunduğunu belirtelim.

Sonuç: Hareket algılama özelliği sayesinde sadece gerektiğinde kayıt yapabilecek şekilde de ayarlanabilen TL-SC4171G, çok başarılı bir İP kamera.

G.Skill F3-12800CL6D-4GBXH

g.skill-ripjaws

Ülkemizdeki en hızlısı: Satın alacağınız bellek modüllerinin bilgisayarınızda yer alan anakaranızın mimarisi ile uyumlu olması büyük önem taşıyor. Zira uyumsuz bellek modülleri sistemin kararsız çalışmasından mavi ekranlara kadar giden uzun sorunlar silsilesinin başlangıcı olabiliyor.

İkinci jenerasyon Core mimarisi işlemcilerin altın çağını yaşadığı şu günlerde G.Skill’in F3-12800CL6D-4GBXH bellekleri de bu mimari için tasarlanmış yüksek performanslı bir kit. Öncelikle 1600 MHz hızında çalışan kitlerin en çok dikkat çeken özelliği CL6 gibi inanılmaz düşük gecikme süreleri. Piyasadaki en yakın rakibi 1600 MHz’de CL7 erişim hızı sunarken CL6 ile G.Skill F3-12800CL6D-4GBXH, ülkemizde satılan en hızlı 1600 MHz bellek kiti olma unvanına sahip. Bu düşük gecikme süresini esnetip bellekleri farklı frekanslarda çalıştırmak da mümkün. Normal şartlar altında bellekleri daha yüksek frekanslarda çalıştırmak için fazladan voltaja gereksinim var. Fakat kitin düşük gecikme süresi ile fazladan voltaj vermeden, sadece gecikme süresini artırarak daha yüksek frekanslara ulaşabilmek mümkün. Bu bağlamda F3-12800CL6D-4GBXH İle 7-9-7-24 İT gecikme sürelerinde 1866 MHZ ve 9-10-9-28 İT gecikme sürelerinde de 2133 MHz gibi çok yüksek frekanslara ulaşabilmek mümkün.

Hem yüksek frekans, hem de düşük gecikme sürelerini bir arada görmek istediğinizde ise tek yapmanız gereken voltaj musluğunu biraz açmak. 1,65 volt ile bellekler 7-10-8-27 İT gecikme sürelerinde 2133 MHz’de çalışabiliyorlar. Bu da sistemin belleklere saniyede 25000 MB okuma-yazma hızı ve 35 nanosaniye gibi düşük gecikme sürelerinde ulaşmasını mümkün kılıyor.

Asrock, Asus, Biostar, Gigabyte ve MSI ile test edilmiş olan bellekler aynı zamanda Intel’in XMP standardını da destekliyor. Ömür boyu garantili olan Kit, çift kanal bellek mimarisini temel alıyor. Yine RipjawsX serisi belleklerde görmeye alıştığımız özel soğutma kaplaması da belleklerin serin çalışmasını garanti ediyor.

Sonuç: 1600 MHz hızında çalışan ülkemizdeki en hızlı DDR3 bellek kiti olan G.Skill F3-12800CL6D-4CBXH, 70 $ fiyatı ile de el yakmayarak performans ve fiyat/performans skorlarını alt üst ediyor.

Asus Maximus IV Gene-Z LAN partisine hazır

asus-maximus-iv-gene-z

Micro-ATX boyutlarında olmasına rağmen çift ekran kartlı sistemler için ideal bir yuva olan Cene-Z, üst düzey oyunculara hitap ediyor.

Republic of Gamers, yani oyuncular cumhuriyeti konsepti ile üst düzey oyuncuları hedefleyen Asus’un Test Merkezimize konuk olan yeni anakartı Maximus IV Gene-Z, ilk bakışta Micro-ATX yapısı ile dikkat çekiyor. Bu tür performans anakartlarını genelde ATX, hatta bazen Extended-ATX biçiminde görüyoruz. Fakat Asus Micro-ATX yapısını tercih ederek aslında bir bakıma LAN partilerine gidecek kullanıcıları da hedefliyor dersek yanlış olmaz. Zira Gene-Z ile oyuncu kasası dendiğinde akla gelen devasa kasa görüntüsünü yok edebilmek mümkün. Daha önce incelemiş olduğumuz Thermaltake’in Lanbox Lite kasası ile harikalar yaratacağına inandığımız Gene-Z, Micro-ATX boyutlarına rağmen çift ekran kartlı konfigürasyonlar dahi oluşturmanıza imkan tanıyor.

Gene-Z’e biraz daha yakından baktığımızda Z68 yonga setine sahip olduğunu görüyoruz. Z68 ile Intel işlemcilerdeki dahili grafik işlemcisini kullanabiliyorsunuz. Fakat Directx 11 desteği bile olmayan bu GPU’yu Gene-Z gibi bir anakartta kullanmanın pek bir anlamı yok. Z68′in bir başka özelliği de Intel Smart Response teknolojisine destek vermesi. 60 GB kapasiteli bir SSD ve yüksek kapasiteli bir sabit disk ile melez bir sistem oluşturmanıza izin veren bu teknoloji ile hem performans hem de kapasiteyi bir arada edinebiliyorsunuz. Gene-Z’in grafik kartı desteğine bakacak olursak hem SLI hem de CrossFi-reX desteği olduğunu görüyoruz. Bu iki sistemin yanında son zamanların popüler teknolojisi Lu-cidLogix Virtu teknolojisi de unutulmamış. Böylece sisteminizdeki tam yükte 200 Watt güç çeken ekran kartını sürekli kullanmak zorunda kalmıyor ve gerekmediği durumlarda video izlemek gibi ufak tefek işlerinizi dahili GPU’ya yönlendirebiliyorsunuz.

Gene-Z’de hepimizin bildiği arabirimler ve teknolojiler dışında Asus’a özgü bazı teknolojiler mevcut. Bizim en çok dikkatimizi çekenler arasında BIOS Print yer alıyor. Çoğu oyuncu bırakın BIOS ayarlarını, FPS değerinin ne olduğunu bilmekten uzak. Bu bağlamda BIOS konusunda daha tecrübeli birileri veya Asus topluluğundaki kullanıcılar BIOS ayarlarını bu özellik ile paylaşabiliyorlar. Böylece kullanıcılar örneğin AHCI arabiriminin performansından yararlanabilecekken farkında olmadan IDE seçeneğini kullanmamış oluyorlar. Gene-Z’de dikkat çeken bir başka özellik ise SupremeFX X-Fi 2 ses yongası. Oyuncular için olmazsa olmazlar arasında yer alan ses, Maximus IV Gene-Z ile tam teşekküllü olarak sunuluyor.

Fakat yine de daha önce Gi-gabyte Gl.Sniper 2 incelemesinde belirttiğimiz üzere bu ses kartlarını anakartınızı yenilerken sökememeniz büyük bir eksi. Bunun yerine firmalar ya hiç ses kartı vermemeli, ya da ses kartlarını eskisi gibi harici kart olarak vermeliler.

Sonuç:

Ufak bir kasa ile harikalar yaratan bir sistem kurmak istiyorsanız başlangıç noktanız Maximus IV Gene-Z olmalı.

M-Audio KeyStudio 49i

m-audio-klavye

Klavye ve ses kartı bir arada

Evinizde bir şekilde müziğe adım atmak istiyorsunuz ama gerekli ekipman gözünüzü korkutuyorsa size bir müjdemiz var; aslında pahalı cihazlara pek de ihtiyacınız yok.

Müzik konusunda ne kadar yetenekli olduğunuzu anlayana kadar derli toplu bir bütçe ve doğru seçimlerle kendi ev stüdyonuzu kurmanız işten bile değil. Becerileriniz ve ihtiyaçlarınız arttıkça nasılsa ekipmanınızı zaman içinde genişletme yoluna gidebilirsiniz. İlk yapmanız gereken uygun bir ses kartı ve USB MIDI klavye satın almak. Test Merkezi’mize yollanan M-Audio KeyStudio 49i, bu ilk satın almanız gereken iki cihazı bünyesinde toplayan bir cihaz olduğu için takdire değer. Ürünün sürücü CD’sini taktığımızda, 64 bit sürücülerin CD’de olmadığını gördük ve M-Audio’nun web sitesinden kolayca sürücüleri bulup yükledik. Akabinde USB kabloyla PC’mize bağladığımız KeyStudio 49i, sistem tarafından tanındı ve kurulum bitmiş oldu. İşin ilginç yanıysa USB kabloyu takar takmaz yazılımın otomatik olarak firmware güncellemesi yapmasıydı. Gerekli uyarı ekranda zaten görünüyor fakat biz de hatırlatalım; 1-2 dakika süren bu işlem esnasında kabloyu çıkarmamanız ya da PC’yi kapatmamanız çok önemli. Adından da anlaşılabileceği gibi 49 tuşlu (4 oktav) olan cihaz, sadece tek bir USB kablosuyla yetiniyor ve AC adaptör gerektirmiyor. Fakat PC’ye bağlamadan kullanmak isterseniz adaptör yuvası da mevcut. Öte yandan kutudan adaptör çıkmıyor.

Tek başına piyano

Ürünün çoğu MIDI klavyede olmayan çok önemli bir özelliği var. Bu klavyeyi PC’ye ya da ses modülüne bağlamadan tek başına kullanabiliyorsunuz. Kendi içinde bulunan ve Steinway piyanodan örneklenmiş sesler sayesinde, hoparlör ya da kulaklık bağlantısıyla anında bu klavyeyi bağımsız bir enstrümana çevirebilirsiniz. Tabii daha önceden de belirttiğimiz gibi böyle bir durumda 9 voltluk standart adaptörü ayrıca satın almalısınız. Bir diğer dikkate değer nokta da bu piyano sesini CD’deki GM Modüle yazılımı sayesinde yüklenen 128 enstrümandan biriyle değiştirebilmeniz. Öte yandan, muhtemelen bu yazılım, kullandığımız yeni sürücüler yüzünden KeyStudio 49i’yi tanımadı. M-Audio’nun GM Modüle yazılımını yakında güncelleyeceğini tahmin ediyoruz. Varsayılan enstrüman olan 20 nota polifonik stereo Steinway Piano ise özellikle hoşumuza gitti. Üründeki Sustain yuvasına takacağınız bir ayak pedalı (yaklaşık 60 TL) daha müzikal ve gerçekçi bir çalım kalitesi sunacaktır. 4 oktavlık klavyede alt ve üst oktavlara hızlıca geçmek çok kolay. Zira bunun için sol taraftaki modülasyon tekerleğinin hemen üstünde 2 adet tuş bulunuyor. Klavyede tuş hassasiyeti mevcut. Yani hafif bir dokunuşla sert bir tuşe arasındaki farkı rahatlıkla ifade edebiliyorsunuz.

Ses kartı özellikleri

Üründe dahili ses kartı olduğunu belirtmiştik. 16 bit, 44.1 KHz kalitesinde örnekleme yapabilen bu kart sayesinde KeyStudio 49i’ye XLR mikrofon, ya da 1/4″ enstrüman (örneğin gitar ya da bas) bağlamak mümkün. Gerek XLR mikrofon gerekse enstrüman girişi için bağımsız kazanç ayarlama düğmeleri olması önemli bir avantaj. Bunların dışında genel amaçlı stereo RCA girişi ve 1/4″ stereo hat çıkışları da mevcut. Klavyenin sol ön kısmında bulunan kulaklık çıkışının iki adet olması güzel. Ek olarak bir adet MIDI çıkışı sayesinde, 2. elde fiyatları çok düşmüş olan bir modül satın alıp cihaza bağlayabilirsiniz. Endüstri standardı olan Pro Tools kayıt yazılımlarını da destekleyen KeyStudio 49i’nin kutusundan Ableton Live Lite yazılımı çıkıyor. Ableton Live ödüllü bir yazılım olsa da, arayüz yeni başlayanlara karışık gelebilir.

Sonuç

PC’nizde müzik yapmak istiyorsanız bu USB MIDI klavye/ses kartı karışımı cihaz, ev stüdyonuz için güzel bir ilk adım olacak.

WebSite X5 Evolution 9 HTML5 destekli

website-x5-evolution9

Göze hoş görünen web siteleri yaratmak söz konusu olduğunda piyasadaki iddialı yazılımlardan biri olan WebSite X5 Evolution 9′a göz atıyoruz.

Günümüzde artık web sitesi yapmak için çok sayıda hazır servis var. Magneto, Joomla, VVordpress ve Drupal bunlardan sadece birkaçı. Öte yandan biraz daha özgün işler çıkarmak istediğinizde hazır şablonları bir kenara bırakıp elinizi taşın altına, daha doğrusu farenin üstüne koymanız gerekiyor. Fakat piyasadaki farklı web tasarım araçlarının en büyük sorunu, kullanımlarının roket bilimi gerektirmesi. Karmaşık menüler dolayısı ile basit bir web sitesi yapmak dahi işkenceye dönüşebiliyor. İşte WebSite X5 Evolution 9 bu işkenceye son vermeyi amaçlayan bir yazılım.

Özgür tasarım

Web tasarım yazılımları genelde beraberinde bir yığın şablon ile gelir ve bu şablonlardan birini seçip üzerinde değişiklik yapmanız istenir. Bu, kullanıcıların yaratıcılığını engelleyen ve sonuç olarak tek tip siteler oluşturmanıza neden olan bir işlemdir. Üstelik saatlerce uğraşıp tasarımı bitirip sitenizi yayına aldıktan bir hafta sonra internette aynı tasarıma sahip onlarca site bulma ihtimaliniz hiç de az değil. WebSite X5 ise belirli bir şablona bağlı kalmadan, sitenizi farklı şablonlardan beğendiğiniz bileşenler ile oluşturmanıza izin veren yapısı ile hem kolaylık hem de özgünlüğü bir arada sunuyor. 1,500′den fazla hazır şablonu olan yazılımda tek yapmanız gereken şablon-lardaki beğendiğiniz özelliği sayfanıza sürükleyip bırakmak. Üstelik bu bileşenleri ihtiyacınıza göre şekillendirebilmeniz de büyük bir esneklik sunuyor. Sonuç olarak benzersiz bir web sitesini kısa sürede hazırlamış oluyorsunuz.

Sürükle bırak

WebSite X5 Evolution 9 ile basit web sayfalarından karmaşık por-tallara kadar uzanan geniş bir yelpazede tasarım yapabiliyorsunuz. Yine kişisel Blog’unuzu tasarlayabiliyor, hatta alışveriş siteleri bile yapabiliyorsunuz. Öncelikle bir site haritası oluşturuyor ve ardından da gerekli sayfaları bu omurgaya bağlıyorsunuz. Ardından sayfalarınızı isteğinize göre organize edip her birinin önceliğini belirliyorsunuz. Akabinde yazılım sizin için ana sayfada gerekli değişiklikleri yapıp bağlantıları güncelliyor. Böylece arama motorları sitenize geldiğinde sitenizin bütün sayfaları sorunsuz bir biçimde indeksleni-yor. Öte yandan sayfalarınıza farklı içerikler eklemek istediğinizde tek yapmanız gereken bunları sürükle bırak yöntemi ile söz konusu sayfaya taşımak. Metinler, tablolar, resimler, Flash ve Ja-vascript galerileri, videolar, sesler, Flash animasyonları, e-posta formları, vvîdget’lar ve ürün listeleri gibi daha birçok içeriği sürükle bırak yöntemi ile sayfalarınıza kolayca ekleyebiliyorsunuz.

HTML5 desteği

2014′te tamamlanması beklenen ve hâlihazırda Chrome, Opera, Fi-refox ve Internet Explorer gibi tarayıcılar tarafından desteklenmekte olan HTML5, webin geleceğini  belirleyen  bir  standart.

Oluşturacağınız web sitesi için en iyi koda sahip olmanızı amaçlayan WebSite X5 Evolution 9 da bu standardı destekleyen bir yazılım. Arama motorları tarafından daha iyi indekslenip Andro-id, İOS ve Windows Phone işletim sistemlerine sahip mobil cihazlarda en iyi görüntüyü sunmak için WebSite X5, HTML5 + CSS 2.1/3 kodlarını kullanıp aynı zamanda JavaScript jQuery kütüphanesini de kodlarınıza dahil edip bunları UTF8 biçiminde kaydediyor. Bu işlem, sitenizin farklı masaüstü tarayıcılarla da sorunsuz bir şekilde görüntülenmesini garanti ediyor. Sitenizin tasarımı ve kodlaması bittiğinde ise WebSite X5 Evolution 9 içinde yer alan FTP istemcisi ile sayfaları doğrudan sunucuya gönderebili-yorsunuz.

Sonuç

Kolay kullanımı, en son standartları desteklemesi ve tasarım konusunda kullanıcıyı özgür bırakması ile beğenimizi kazanan başarılı bir yazılım.

G.Skill F3 – 14900CLD9D – 4GBXL

g.skill

Esnek çalışma sunuyor: G.Skill’in RipjawsX serisi bellekleri öncelikle bazı 1,65 volt ile çalışan DDR3 bellekler yerine 1,5 volt ile çalışmalarıyla dikkat çekiyor. RipjawsX bu düşük sayılabilecek voltajına rağmen 1866 MHz hızında çalışıyor ve 9-9-9-24-2N gecikme süreleri ile rakiplerinden ayrılıyor. 1333 MHz hızında çalışan bellekler için CL9 gecikme süresi gayet normal bir değer fakat RipjawsX’in 1866 MHz hızında bu gecikme süresini yakalaması takdire şayan. RipjawsX hız aşırtma tutkunları için de biçilmiş kaftan. Keza yaptığımız testlerde bu kiti 7-7-7-20-1T gecikme sürelerinde kolayca çalıştırmayı başardık. Tüm bu gecikme süreleri esnasında ise bellek kitlerini 1,50 ve 1,65 volt değerleri arasında sorunsuz bir biçimde çalıştırdık. Tüm bu hız aşırtma işlemleri esnasında gerçekleştirdiğimiz 30 dakikalık 64-bit Prime95 25.11 sürüm testinde de sistemimiz gayet kararlı çalıştı. Sonuç olarak frekansı ile birlikte CL değerlerini de düşürebiliyor ve bu sayede bellekleri daha alt seviye işlemcilerle daha iyi performans alacak şekilde kullanabiliyorsunuz.

Sonuç: Gayet esnek bir çalışma imkanı sunan bellekleri ister olduğu gibi 1866 MHz frekansında isterseniz de daha düşük frekanslarda fakat daha iyi gecikme süreleri ile kullanabilirsiniz.

Neoi NeolDesc 603 Tablet PC

neoi-neoldesc-603-tablet-pc

Wi-Fi ve 3C bir arada: NeolDesc 603, ağırlığı ve kalınlığı ile de Galaxy Tab’e çok benzerlik gösteriyor. 400 gramın altındaki ağırlığı ile tek elle kolayca kavrayabileceğiniz tableti aynı zamanda kolayca ceket cebinizde taşıyabiliyorsunuz. 1000 TL’nin altında fiyat etiketine sahip olan tablette Wi-Fi ve 3G olması gerçekten de takdire şayan. Öte yandan işletim sistemi konusunda 1,5 yıl geriden gelmesi üzücü. Zira Neoi NeolDesc 603 Android 2.2 sürümü kullanıyor. Yine de ürünün 2.3 sürümüne yükseltilebileceğini belirtelim. NeolDesc 603, 1024 x 600 ile gerek çoklu ortam içeriklerde, gerek e-postalarınız gibi günlük işlemlerde gayet rahat ve ferah bir kullanımı garanti ediyor. Yine vvebde sörf yaparken de ekranı ister yatay, ister dikey kullanın, internet sitelerine tam anlamıyla hâkim olabiliyorsunuz. Tüm bu başarılı kullanım deneyiminin arkasında ise ürünün sahip olduğu kapasitif çoklu dokunmatik teknolojisi yer alıyor. NeolDesc 603 hem 2G hem de 3G şebekelerine tam destek veriyor. Böylece cihazla telefon görüşmeleri de yapabiliyorsunuz. 603′te yer alan 5 megapiksel kamera ile tatminkar fotoğraflar çekip bunları anında sosyal paylaşım ağlarına da yükleyebiliyorsunuz.

Sonuç: 7″ boyutları ideal kullanım sunarken Wi-Fi ve 3C desteği ile internetsiz kalmıyorsunuz. Fakat 1,5 yıl eski işletim sisteminin bir an önce güncellenmesi şart.

ZWCAD 2011 Yazılımı

zwcad-2011

DWC destekli: Bilgisayar destekli çizim yazılımları çok uzun yıllardan beri aramızda. Bu bağlamda ortak bir standartları bile oluşan bu yazılımların farklı alternatiflerini bulabilmek mümkün. ZVVCAD de bu başarılı alternatiflerden biri. Yüzbinlerce lisanslı kullanıcısı olan ZVVCAD, rakiplerine göre maliyeti daha düşük fakat verimi yüksek olan bir yazılım. ZWCAD’in bu bağlamda alışılması kolay olduğunu da söylemek mümkün. Zira arabirim olarak rakibi AutoCAD ile büyük benzerlikler göstermekte. Sadece arabirim değil, biçim desteği konusunda da rakip ürünlerle uyumlu olan ZWCAD, DVVG ve DXF biçimindeki dosyaları açabiliyor, düzenleyebiliyor ve sorunsuz kaydedebiliyor. ZWCAD böylece kullanıcıların alışkanlıklarını değiştirmeden ve ek bir eğitime gereksinim duymadan rahatlıkla geçiş yapılabilen bir CAD çözümü olarak karşımıza çıkıyor. 13 yıldan beri farklı sektörler için 2 ve 3 boyutlu CAD çözümleri sunan ZWCAD’in Türkçe dahil 15 arabirimi desteklediğini de belirtmekte fayda var. Son olarak yazılımın Ribbon tarzı arabirimi ile menüler arası geçişi de kolaylaştırdığını belirtelim.

Sonuç: Piyasadaki CAD yazılımlarına iyi bir alternatif olan ZWCAD, kolay kullanımı ile dikkat çekiyor.

MSI Wind Top AE2410 Ampul Kadar Yakıyor

msi-wind-top-ae2410-bilgisayar

MSI, büyük kasalı bilgisayarlardan aldığınız yüksek performansı, düşük güç tüketimi ve iMac stili kasasız tasarım ile birleştirdiğini iddia ediyor.

Dizüstü bilgisayar satışlarının masaüstü bilgisayarları çoktan geride bıraktığını biliyoruz. Bunun nedeni kullanıcıların artık daha sade ve daha basit ürünler istemesi ve tek bir cihaz ile bütün işlemlerini halledebilmek istemesi. Tabletler de aslında bunun bir yansıması. Dizüstü bilgisayardan devşirme, kasası ayrı, ekranı ayrı olan ilk tabletler de bu yüzden rağbet görmedi. Zaten ağırlıkları dolayısı ile elde taşınmaları da imkansızdı.

Benzer bir geçişi bugün masaüstü bilgisayarlarda görüyoruz. Dizüstü bilgisayarları masaüstü alternatifi olarak kullanmak zor. Ekranın alt seviyede kalması, dizüstü bilgisayarın ince yapısı yüzünden yüksek performanslı bileşenlere yer verememesi, performanslı olanların da çok pahalı olması dolayısı ile All-in-One PC’Ier şu sıralar revaçta. Tabi bunun bir başka nedeni de kullanıcıların artık kasalarla uğraşmak istememesi. Benzer durumu PC oyuncularının yıllardır bitmek tükenmek bilmeyen daha performanslı parçalara para yatırma derdini bir kenara bırakıp konsollara geçmeye başlamalarında görüyoruz. Kısacası kullanıcılar artık doğrudan çalışmaya hazır ve basit bilgisayarları tercih ediyorlar. Sağ tıklama özelliği bile olmayan ve sürekli basitliği ön plana çıkaran Apple’ın bu denli popüler olmasına şaşmamalı.

Performansta şüphe yok

İşte MSl’ın All-in-One PC’si de kasayı ortan kaldıran, kablosuz klavye faresi ile birlikte gelen ve tüm bunlara şık tasarımını ekleyen bir bilgisayar. Öncelikle üründe ikinci nesil Sandy Bridge işlemci yer alıyor ki bu da performans konusundaki şüpheleri ortadan kaldırıyor. Yine 4 GB DDR3 RAM’ler de günümüz uygulamaları için fazlasıyla yeterli. Böyle bir PC ile mutlaka oyun oynamak isteyeceksiniz. Burada da NVIDIA’nın GT 540M ekran kartı evreye giriyor. Tabii ki bunun yerine AMD HD 6000 serisi bir kart daha düşük güç tüketimi ile beğenimizi kazanırdı fakat GT 540M de gayet iyi bir performans sunarak piyasadaki bütün oyunları çoğunlukla orta ayarlarda çalıştırmaya izin veriyor. Çoklu ortam konusunda ise en ufak bir sıkıntı bile yok zira kart NVIDlA’nın en son video çözme motoru Püre Video HD’nin dördüncü jenerasyonunu destekliyor ve donanımsal H.264 desteği sunuyor.

Full HD keyfi

23,6″ ekran boyutuna sahip olan AE2410, çözünürlük konusunda da Full HD ile beğenimizi kazanıyor. Çoklu dokunmatik desteği ise ürünü standart masaüstü bilgisayarlardan ayıran en büyük özelliği. Wind Top AE2410, şık tasarımı ile de dikkat çeken bir ürün. Şeffaf akrilik arka ayağı ürüne bambaşka bir hava katarken klavye ve faresinin de kablosuz olması takdire şayan. Yine ürünün çoklu ortam özelliklerini çok daha rahat kullanabilmeniz için beraberinde gelen Windows Media Center klavyesi de AE2410′u tamamlar nitelikte. Tüm bunlara ek olarak AE2410′u çevreleyen şeffaf akrilik de ürünün şıklığına şıklık katıyor.

Ampul kadar yakıyor

LCD ekran, yüksek performanslı bileşenler ve 2 x 5 Watt THX TruStudio Pro teknolojili hoparlörlere ev sahipliği yapan AE2410′un en yüksek ekran parlaklığında dahi ortalama 70 Watt güç tüketmesi gerçekten de çok başarılı. Tabii ki buradaki en büyük rol sistemde yer alan 2410M işlemci. 32nm üretim teknolojisi ile üretilen bu işlemci en fazla 35 Watt güç tüketiyor.

Aslında burada MSl’ın AMD’nin Fusion işlemcilerini kullanması daha mantıklı bir seçim olurdu zira böylece harici bir ekran kartına da gerek kalmazdı. Bu gibi bir durumda komple güç tüketimi 50 Watt seviyesine kadar inebilirdi. Üstelik sistem ” çoklu ortam özellikleri ve oyi” performansında da en ufak t • kayıp olmazdı. Umarız MSI ses-mizi duyup AE2410′un Fusion işlemcili bir modelini de piyasaya sürer.

USB 3.0 ve dahası

All-in-One PC’Ierdeki en büyük handikap, parçaların değiştirilememesi. Bu bağlamda alacağınız PC’nin halihazırda en son teknolojilerle donatılmış olması şart. AE2410 da bu bağlamda USB 3.0, 802.1in ve Gigabit Ethernet’i bir arada sunuyor.

Bunlara ek olarak 6 çeşit kartı destekleyen bir kart okuyucu 3.5″ SATA disk desteği ve tepsili Süper Multi DVD yazıcı da AE2410′da göze çarpan diğe” özellikler. Görüntülü sohbet için 1.3 megapiksellik bir kamera da unutulmamış. Son olarak ürüne birlikte Windows 7 Home Premium 64 bit geldiğini de belirtmekte fayda var.

Sonuç:

MSI Wind Top AE2410 kasa dere olmayan çok kullanışlı ve ayr zamanda şık bir PC. Tüm bunla’ başarılı performans ve düşük gi: tüketimi ile birleştiren ürün, çoklu ortam konusunda da tam teşekküllü geliyor ve bizden tar puan alıyor.

iPhone 4S Teste

iphone-4s

Yeni iPhone görsel bakımdan bir önceki modelle neredeyse aynı. Ancak kullanımı çok daha kolay ve performansı hatırı sayılır oranda yüksek.

İki yeni işletim sistemi, iki yeni akıllı telefon. Apple’ın İOS 5′li İPhone 4S’i ve Google’ın Android 4′lü Galaxy Nexus’u. Bu ay iPhone 4S’i etraflıca inceledik ve Google’ın cep telefonuyla ilgili testi sonraki sayıda okuyabilirsiniz. Testin sonuçları şunu ortaya koyuyor: Galaxy Nexus’un işi zor. Apple’ın açıklamasına göre iPhone 4S’in adındaki S, İngilizce “hız” anlamına gelen “speed” sözcüğünü gösteriyor. Ama pekala yeni ses tanıma programı “Siri”yi de anlatıyor olabilir. Sadece iPhone 4S’te çalışan Siri, bu telefonun bir numaralı yeniliği. Siri, “Bugün yağmur yağacak mı?” gibi soruları yanıtlayabiliyor, toplantı organizasyonu yapabiliyor, alarmı kurabiliyor, gelen mesajları okuyabiliyor, e-posta ve SMS yazabiliyor. Siri önceden eğitilmesi gerekmeksizin, söylediklerinizi anlayabiliyor ve özellikle de araba kullandığınız sırada faydalı oluyor.

Bununla birlikte Siri hala beta aşamasında ve uzun metinlerde çok hata yapıyor. Çok sinir bozucu bir şekilde, ortam seslerine aşırı tepki veriyor. Ayrıca İngilizce dışındaki dillerde (örneğin Almanca) çok başarılı değil. Testimizde yol planı yapmasını ya da en yakın fast food dükkanını tarif etmesini istediğimizde yanıt veremedi. Birçok bilgi sorusunu da yanıtlayamadı çünkü dahili arama motoru Wolfram Alpha daha çok İngilizceyi destekliyor. Apple’ın Siri’yi okula birinci sınıftan yazdırıp halk içine çıkacak hale gelene kadar eğitmesi gerekiyor.

İşlemci performansı rakipsiz

Sadece Siri değil, performans artışı da yeni iPhone’un artılarından. Apple bunun için çift çekirdekli Apple A5 işlemcisinden faydalanmış. Bu işlemcinin daha hızlı bir sürümü iPad 2′lerde bulunuyor. Bu yüzden de iPhone 4S’in hızı bir önceki modelden %70 fazla. Bunun pratikteki faydası iPhone 4S’in çok daha hızlı açılması, uygulamaları daha hızlı çalıştırması ve web sitelerini daha hızlı yüklemesi.

Grafik gücü bakımından ise iPhone 4S sadece atasını değil, Androidli rakiplerini de solluyor. iPhone 4S Öpen GL hız testinde iPhone 4′ten altı ya da yedi kat hızlı çıkıyor. Hatta Samsung’un Androidli en üst modeli olan Galaxy S2′den bile %50 hızlı çalışıyor. Infinity Blafe gibi grafikleri ön planda olan İOS oyunları bu güçten faydalanarak daha çok ayrıntı, daha yüksek çözünürlüklü dokular, kenar yumuşatma ve gerçekçi aydınlatma sağlayabiliyorlar. Bu güç artışının dezavantajı pil ömrü. Yeni iPhone’un pili atasına göre hem görüşme yaparken hem de oyun oynarken daha kısa. Bu yetmezmiş gibi, 4S’in pilini adeta sömüren 3G modülü kapatılamıyor.

iPhone 4S mobil veri ağı konusunda da hız artışı vaat ediyor ancak Apple yeni çıkan yüksek hızlı LTE standardını desteklememiş. Avrupa’da LTE ağları henüz emekleme aşamasında olduğundan bu eksiklik göz ardı edilebilir. WLAN üstünden web tarayıcısı hız testinde iPhone çift çekirdek desteği sayesinde diğer akıllı telefonlara toz yutturuyor. Android’in 2. sürümünü kullanan telefonlar çoklu çekirdeğin avantajlarından faydalanamıyorlar. Apple bağlantı kalitesini düşünerek bir yerine iki sinyal anteni koymuş. O yüzden iPhone 4lerin başını ağrıtan “ölüm tutuşu” (telefonu tüm avucu-nuzla kavradığınızda sinyal alımının düşmesi) sorunu da geçmişe karışıyor. 4S’in çektiği fotoğraf ve videolar da daha güzel. Renkler daha güzel ve gerçekçi, beyaz dengesi daha iyi, 8 MP çözünürlüklü fotoğraflar keskin ve detaylı. Fakat CHIP test merkezi ölçümünün de ortaya koyduğu gibi, Apple’ın dijital keskinlik filtresinden sonuna kadar faydalanması iyi bir izlenim bırakmıyor. Fotoğraflar büyütüldüğünde çift kontur hatasına rastlanıyor. Kamera ise 1.080p biçiminde çekim yapabiliyor ama 1 dakikalık kayıt 180 MB bellek kullanıyor. Kameranın daha çok ayarı olması iyi olurdu.

Sonuç: İlk eleştiriler yersiz. iPhone 4S’ten çok daha iyi bir cep telefonu bulmak imkansız. iPhone 5′te daha büyük bir ekran ve kablosuz veri aktarımı için NFC görmeyi bekliyoruz. iPhone 4′ten 4S’e geçiş ancak ve ancak yoğun grafikli oyunlara ya da artmış foto -video kalitesine ihtiyacınız varsa anlamlı. Google’ın verdiği yanıtın, yani Android 4′lü en üst model olan Galaxy Nexus’un daha da kuvvetlenen iPhone 4S’le aşık atıp atamayacağını ilk testlerde göreceğiz.

 Haberler